İcra ile Çocuk Teslimlerine Yönelik Görüş Yazısı

TBMM, ADALET KOMİSYONU, PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU TBMM GENEL KURULUNA SUNULMAK ÜZERE
ASUD (Adalet Sistemi Uzmanları Derneği); Adalet Bakanlığı bünyesinde görev yapmakta olan pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının özlük haklarına yönelik çalışmalar yapmak, kurum içi ve kurum dışı eğitim faaliyetleri ile derneği ve mesleğimizi görünür kılarak önemini topluma
anlatabilmek amacı ile kurulmuştur.
Uzun bir süredir ülke gündemini meşgul eden çocuk teslimi işlemine ilişkin Adalet Sistemi Uzmanları Derneğinin görüşü aşağıdaki gibidir;
Çocuk teslimi işlemleri uzun yıllardır icra daireleri aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Bu işlemler esnasında psikolog, pedagog, sosyal hizmet uzmanı ve eğitimciler gibi meslek grupları bilirkişi statüsünde çocuğun teslimi esnasında yüksek yararı gereği bulunmaktadırlar. Herkesin bildiği üzere devletin bir kişiye ait eşya vs gibi unsurlara el koyabilme yetkisi kanunlar dahilinde icra dairelerine aittir. İlk dönemlerde sayıca az olduğu için toplumsal anlamda ciddi bir tepki unsuru oluşturmayan bu işlem zaman içerisinde sayının artması, boşanmaların çoğalması, boşandıktan sonra anne ve babaların çocukları diğer tarafa çeşitli sebepler ile göstermemesi nedeniyle toplumsal bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Çocuk odaklı çalışan adli sistem uzmanları olarak çok uzun süredir bu problemin çocuğun yüksek yararı gözetilerek çözülmesi yönünde ilgili merci ve makamlara öneri ve başvurularımız bulunmaktadır. Son düzenlemeye göre kanunlaşmak üzere olan taslak metnin Adalet Bakanlığı bünyesinde çalışan adli sistem uzmanları tarafından gerçekleştirileceği kamuoyuna yansımış bulunmaktadır. Konu ile ilgili görüş ve düşüncelerimiz şu yöndedir;
1-) Gerekli yasal caydırıcı düzenlemeler yapılmadıktan sonra icra dairesinin aradan çıkartılarak ve çocuk teslimi ücretsiz hale getirilerek gerçekleştirilmesinin sorunun çözümü yönünde bir anlam ifade etmeyeceği düşünülmektedir. Zira uzun zamandır teslim işlemleri öncelikle tüm Türkiye’de ki bilirkişi listelerinden seçilen bilirkişilerce yerine getirilmekte, icra daireleri bu işte sadece bir aracı görevi görmektedir. İşlemin ücretsiz hale getirilmesi şu an itibari ile ülke genelinde 7 ile 10 bin arasında olan ihtilaflı dosya sayısını en azından 10 kat arttırarak 70 ile 100 bin arasına çıkartacağı varsayılmaktadır. Sosyal devlet olmanın zorunluluğu sorunları arttırmak değil azaltmak veya yok etmek üzere olmalıdır. Yapılan düzenlemenin bu sorunu azaltmak yerine arttırıcı bir nitelik taşıdığı düşünülmektedir.
2-) Çocuğun teslim işlemi esnasında sadece icra dairesinin aradan çıkartılması sorunun çözümüne yönelik değil esasen durumdan mağdur olduğunu sürekli olarak dile getiren kitlenin memnuniyetine yönelik bir adımdır. Çocuğun anne ya da babasıyla kuracağı kişisel ilişki, mahkeme kararıyla teminat altına alınmaktadır ve mahkeme kararları temel olarak uygulanırken öncelikle hukukun üstünlüğü ve çocuğun yüksek yararı göz önüne alınmalıdır. Düzenlenmekte olan kanun her iki durumda da çelişkiler taşımaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme kararlarının yerine getirilmesi için anne ve babanın sorumluluğunu artırmak yerine ücretsiz hale getirilmesiyle kararın uygulanmamasının önünü açacak olmasıdır. Bir diğer önemli husus, devletin el koyabilme ve alabilme yetkisinin Sağlık Hizmetleri sınıfı altında bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılara devredilmesidir. Bu yetki, bu ünvanların

mesleki etik ve sınırlarının ötesinde hareket etmesine ve Aile Mahkemesi bünyesinde tarafsız ve güven veren bir meslek grubunun anne, baba ve çocuklarla tartışmalı ve husumetli hale gelmesine neden olabilecektir.
3-) Konuyla ilgili çözüm önerimizi ise Şubat 2021 ASUD raporunda Adalet Bakanlığı ile ilgili tüm merciler ile paylaşmıştık. Buna rağmen fiili uygulayıcılar olarak kanunun düzenlenmesi esnasında defalarca talebimize rağmen tarafımızdan görüş alınmamıştır. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’nün kurulması ile uzmanların bağımsızlığının ve statülerinin güçlendirilmesi, personel sayılarının artırılması beklenirken, aksine görev alanın tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde düzenlenmesi sonucu artan iş yükü, işleyişteki kaos ve mahkemelerin uzmanlar üstündeki baskısının artışı ile uzmanların bağımsızlığını ve nitelikli çalışmasını tehlikeye düşürmektedir. Örneğin daha önce sadece çalışmış olduğu mahkemeye yönelik asli görev sorumluluğu taşıyan bir uzman Andaolu adliyesinde 17 Ağır Ceza, 69 Asliye Ceza, 23 Aile, 23 Sulh Hukuk, 5 Çocuk, 1 Çocuk Ağır Ceza olmak üzere toplamda 138 mahkeme ve ayrıca Cumhuriyet Savcılıkları ve Adli Görüşme Odalarının soumuluğunu taşımaya başlamıştır. Gebze adliyesinde ise 8 uzman 3 Ağır, 13 Asliye Ceza, 1 Çocuk, 5 Aile, 3 Sulh Hukuk olmak üzere toplam 25 mahkeme, Cumhuriyet savcılıkları ve Adli Görüşme Odalarına hizmet üretmeye çalışmaktadırlar. Anadolu adliyesinde ki uzman sayısı sadece 66 kişidir. Uzmanların, boşanma süreci içerisinde taraflarla velayet, kişisel ilişki gibi hususlarda aile arabulucusu konumunda tarafları yalnızca problem ortaya koyan değil kendi sorunlarının çözümünde bir paydaş haline getirilerek çözüm odaklı çalışmaları sağlanmalıdır. Aksi takdirde yapılan düzenlemenin ve çıkartılacak kanunun kamu ve çocuğun yüksek yararı konusunda hiçbir faydası olmayacağı açıktır. Düzenleme sadece çocuğun tesliminde belirli bir ücret ödediğini ifadelendirerek durumu kamusal alana taşıyan belirli bir kesimin menfaatinden öteye gitmeyecektir.
4-) Çocuk teslim işlemleri mahkeme kararları gereği haftasonlarında, tatil günlerinde, bayram ve yaz tatil günlerinde uygulanmaktadır. Bu işlemi gerçekleştirecek olan ilgili personel 657 sayılı DMK gereği çalışma saatleri kanunla belirlenmiş personeldir. Esasen uzmanlık ve bilirkişilik vasfı gerektiren bu işlemin, işlemi gerçekleştirecek olan personele asli bir görev olarak tanımlanması, karşılığında hakedilen bir ücretin ödenmemesi anayasaya temel anlamda bir aykırılık teşkil etmekte ve angarya olarak kabul edileceği düşünülmektedir.
Bizler çocuğun yüksek menfaatini düşünen ve bu yolda uzun yıllardır çalışan meslek elemanları olarak işbu düzenlemenin TBMM Genel Kurulunda yasalaşmadan önce fiili uygulayıcılar olarak tarafımızdan görüş alınarak yasalaşmasını, öncelik olarak bu işlemin yeniden görüşülmek ve toplumun bu konudaki tüm kesimlerinden görüş alınmak üzere yeniden değerlendirlmesini, çocuk teslimleri bu hali ile adliye uzmanlarına kaldığı takdirde de işlemin mahkemelerin kişisel ilişki tesisi kararları gereği hafta sonu, tatil günleri, bayramlarda uygulanıyor olması bilirkişilik ve uzmanlık gerektirmesi nedeni ile mevcut maaşlara 1500TL maaş artışı ve dosya başına bilirkişi tarifesinde en düşük ücret olarak yer alan 250TL ücreti talep ediyoruz. Durmunu bilgililerinize saygılarımızla sunarız.2021 EKİM
ASUD YÖNETİM KURULU