Basın Bülteni

  MAHKEME UZMANININ ÖNCELİĞİ ÇOCUKTUR!

12/03/2019 tarihinde, İzmir Adliyesinde yaşanan olayda, Aile Mahkemesi’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı meslektaşımız, CMK 236/3 maddesi kapsamında Asliye Ceza Mahkemesinde görevli bulunduğu duruşmada, 17 yaşında zihinsel engelli cinsel istismar mağduru çocuğu duruşmaya hazırlamak için duruşma öncesinde kendisi ile görüşme yapmak istemiş, hakimin odasını kullanmasına izin vermemesi üzerine mağdur ile başka bir yerde görüşme yaparak duruşma salonunda hazır bulunmuştur. Mağdur avukatının, mağdurun zihinsel durumu ve olayın cinsel istismar vakası olması sebebi ile sanık yakınlarının duruşma salonundan çıkartılması isteği hakim tarafından sert bir dille reddedilmiştir. Mağdur avukatının uzmandan görüş alınması isteğine ise mahkeme hakimi uzmanın böyle bir yetkisi olmadığı, tek görevinin orada durmak olduğu, CMK’yı bilmediği ve görüş beyan edemeyeceği ifadesi üzerine başlayan süreçte uzmanın duruşmadaki görev ve sorumluluklarının yerine getirilmesine hiçbir şekilde müsaade edilmemiştir. Mahkeme uzmanı arkadaşımız bu duruma karşı çıktığı için Türk Ceza Kanunun 203/1 maddesi uyarınca 4 gün süre ile disiplin hapsine çarptırılmıştır. Bu karar üzerine, adliyede görevli diğer pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının yoğun çabası, ASUD (Adalet Sitemi Uzmanları Derneği), İzmir Barosu, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve diğer sivil toplum kuruluşlarının yoğun çabaları ile gündem oluşturulmuş, olay sosyal medyada duyurulmuş ve yapılan itiraz İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek bu hukuk dışı uygulamaya bir son verilmiş ve meslektaşımızın tahliyesine karar verilmiştir. Hukukun gereğini yerine getiren İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin başkan ve üyelerine teşekkürlerimizi sunarız.

Kimdir Bu Mahkeme Uzmanları?

1987 yılında 2253 sayılı kanun ile başlayıp, 2003 yılında kabul edilen 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu ve 2005 yılında kabul edilen 5395 sayılı Çocuk Mahkemeleri Kanunu ile adli sistem içerisine dâhil olan uzmanların sayısı bugün Türkiye genelinde 700 civarındadır. Adalet Bakanlığı içerisinde görevli pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan bu meslek grubu adalet mekanizmasında çocuk ve mağdurun olduğu her alanda mağdur ve çocuğun menfaati için görev yapmaktadır. Onların ayrıca adli sistem ve yargılama sürecinde ikincil örselenmelerini en aza indirmek için çalışmakta, aile mahkemelerinde evlilik birlikteliğinin devamı, velayet, şahsi ilişki tesisi, evlat edinme hususunda mahkemelere daha sağlıklı kararlar verilebilmesi açısından görüş sunmakta ve çocuk teslimi işlemlerinde görev alarak bir anlamda mağdurun sesi, mahkemelerin gözü ve kulağı olarak her türlü zor koşul ve imkansızlıklara rağmen özveri ile görevlerini yapmaktadırlar. Ancak bunca fedakarlık içerisinde görevlerini yerine getirmeye çalışan meslektaşlarımızın dönem dönem karşı karşıya kaldığı bu ve benzeri uygulamalar çalışma motivasyonlarını düşürmekte ve kuruma olan aidiyet duygularını kaybetmektedirler.

Adalet Bakanlığına Sesleniyoruz!

Adalet Bakanlığı, bünyesinde görev yapan mahkeme uzmanlarının ivedilikle statülerini güçlendirmeli, özlük haklarını düzenlemeli, mahkeme ve kurum hiyerarşisi içerisindeki yerlerini mahkeme uzmanı/bilirkişi vasıflarını gözeterek konumlandırmalı ve hakları olan uzmanlık kadrosunun verilmesi için gerekli yasal hazırlığı yapmalıdır. Mahkeme uzmanlarına yapılacak her türlü iyileştirme ve güçlendirme unutulmamalıdır ki bu alandan hizmet alan mağdur ve çocukların faydasına olacaktır.

Sonuç olarak; yaşadığı olay nedeniyle kısa süreli de olsa hürriyetinden yoksun bırakılan meslektaşımıza geçmiş olsun diyor, desteğimizi devam ettireceğimizi bildiriyoruz. Ayrıca bu münferit olayı ilgili kurumlar olan Cumhurbaşkanlığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu, TBMM Adalet Komisyonu, Adalet Bakanlığı ve ilgili tüm kuruluşlar ile birlikte basın ve kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.

                                                                                                                  Adalet Sistemi Uzmanları Derneği